SEVERİM…
Sevgili Dilek, tekrar beni önemsediğin, merak ettiğin, hatırladığın için çok teşekkür ederim…İşte başlıyorum…
-Önemsenmeyi,hatırlanmayı severim,
-Ailemin tüm fertlerini,arkadaşlarımı,dostlarımı severim,
-Mavi dünyamı severim,
-Türkiye’mi severim, Türkiye’min her yöne bakan mozağini severim,
-Adana’mı severim,
-Kitaplarımı, onların arasında kaybolmayı ya da kendimi bulmayı severim,
-Papatyaları, papatya tarlalarını severim,
-Yağmuru, yağmur sonrası toprağın kokusunu ve yağmurda ıslanmayı severim,ve bu maddeyi yazmamdan 10 dakika sonra yağmur başladı, şu an sağanak yağmur var Adana’nın bir bölümünde…ve ben çok sevindim:))24/09/2007 saat:16:54
-Bebek kokusunu, bebekleri koklamayı severim,
-Kendimi seviyorum diyemem ama sevmeye çalışıyorum:)),
-Sımsıcak bir yaz gününde, serin bir rüzgarın beni serinletmesini severim,
-Uykuyu severim,
-Kalabalık sabah kahvaltılarını severim, kalabalık sofraları severim,bir parça ekmeği bölüşüyor olsak da,
-Hayalleri severim, çünkü her şey hayallerle başlar,
-Siyah-beyaz fotoğrafları severim,Ne asil, ne sade, ne durudur o fotoğraflar,
-Özlemlerin bitmesini severim,
-Saygılı bir toplumda yaşamayı severim,sevmek önce saygıyla başlar bence …
-Yıldızları,yıldızların çokluğunu görebilmeyi severim,şehir ortamında bu güzellik bile bize nasip olmuyor:(((
-Güvenmeyi severim, bu devirde en zor bulunan şeyi severim yani…Tam ben ,falan kişiye güveniyorum dediğiniz anda madden ve/veya manen kendinizi güvensiz dipsiz kuyuda bulduğunuz an “ne oluyor bu dünyaya, bu ülkeye, bu şehre, bu insanlara”diyorsunuz…
-İnterneti doğru kullanıldığı takdirde severim,
-Yardımlaşmayı, eskiden herkesin çokça benimsediği imeceyi severim,
-Pasta,kek,börek,çörek,yemek yapmayı ve bunları sevdiklerimle paylaşmayı severim,
-“Ellerine sağlık, çok güzel olmuş” cümlelerini duymayı severim:)),
-Deniz kenarında, rüzgarlı havada,saçlarım,eteklerim uçuşa uçuşa yürümeyi severim,
-Şefkat duygusunu hissetmeyi ve hissettirmeyi severim,
-Fotoğraf çekmeyi severim, gördüklerimi sevdiklerim de görsün diye, anları sabitlemeyi severim yani,
-Tazecik ekmek kokusunu severim,
-Ayşe teyzemin sütlacını severim,(orucum ya, saatin bu bölümünde gözlerimin önüne o sütlaç geldi.İremSu’yu doğum yaptığımda hastaneye getirmişti ablam Ayşe teyzemin sütlacını,o sütlacın tadını hiç unutmadım nedense,tabii böyle başkaca tatlar var da çok uzun olur şimdi::)))
-Düğünleri, gelinleri,gelin çiçeklerini, düğün pastasını severim,
-Eşarpları, fularları severim, boynuma bağladığımda tiril tiril uçarlar,
-Beden,ruh ve yaşadığımız yerlerin temiz olmasını severim, en çok da ruhumuzun temizliği tabii…
-Bu dünyayı terk ettikten sonra, ardımda bir eser bırakmayı severim,İyi-kötü ama bana ait bir eser,(bu pek uymadı gibi ama::))
-Elektriğin kesilmesini hem severim, hem sevmem, severim çünkü; tv ve/veya bilgisayar sebebiyle tek bir evin içinde çil yavrusu gibi dağılmış her biri ayrı köşede pinekleyen aile fertlerinin bir araya toplanıp, sohbete başlamasını temin eder:))
-Hediye açmayı severim, içinden pasta ile ilgili bir şey ya da kitap, fular vbg.şeyler çıkarsa çok çok severim,
-Hediye vermeyi, alacağım kişinin özelliklerine göre hediye aramayı ve hediyeyi verdiğimde o kişinin yüzündeki mutluluk, sevinç,hayret ifadesini çok severim,
-Sürprizleri ama güzel sürprizleri severim,
-Banyodan sonra, canım kızımın saçlarını koklamayı severim,
-Çikolatayı ve türevlerini , o rengi kasvetli ama tadına doyulmaz , şişmanlatıcı maddeyi severim,
-Sonbaharı, dökülen sarı-kahverengi-kırmızı yaprakları severim,
-Bahar yağmurlarını severim,
-Gözalabildiğince yemyeşil /sapsarı buğday tarlalarını severim,
-İlk kaynağından , elimi uzatıp, avuçlarımdan su içmeyi severim,
-Yemyeşil minik bodur ağaçların içinde bembeyaz gülen pamuk kozalarını severim,
-Tembelliği severim,sadece ev temizliği kapsamında:))Onun dışında pek tembel sayılmam…
-Okuduğum kitap, seyrettiğim film, tiyatro sonrasında arkadaşlarım,ailem,dostlarımla fikir alışverişinde bulunmayı severim,
-Okuduğum kitap, seyrettiğim filmler hakkındaki yorumlarımı sahiplerine iletmeyi ve cevap bulmayı severim,
-Araba kullanmayı severim, her ne kadar şu an arabam olmasa da:))
-İçimden geçirdiğim, keşke olsa dediğim ama olacağını tahmin bile etmediğim olayların, hiç beklemediğim anda vuku bulmasını severim,
-Genelde etine dolgun biri olduğum için, zayıflamayı severim,
-Sevdiklerimin ve kendimin sağlıklı olmasını severim, o olmadan hiçbir şey olmuyor çünkü.
-Allah’a şükretmeyi severim.
-Bilimum detektifli-polisiye dizileri, kitapları,filmleri severim, Cnbc-e ‘de ve diğer kanallardaki kanıt peşinde türü dizleri, CSI ‘lar yani….
-Gizemli olayları ve buna dair araştırmaları severim,
-Ve sanırım ben yazı yazmayı severim:))3 şey yazacakken 333 şey yazan ben sanırım bunu da yazmak zorundayım.
Biliyorum 3 değil 333 oldu ama klavyenin tuşları kendiliğinden yazdı:)))
Ben de eğer sobelenmemişlerse ki şöyle bir baktığımda öyle görünüyordu ;Hatice,Aytuğ ve Merve‘yi ve sobelenmemiş günlükleri sobeliyorum.
Add a comment Eylül 24, 2007
CANIM ANNEMİN TUZLU PEYNİRLİ KEKİ
Bu peynirli keke ailecek bayılırız.Ben de ablamlar için yapmıştım.Yukarıdaki 1 dilim ise Sevgili arkadaşım Emriye’ye nasip oldu.
NOT:
Add a comment Eylül 24, 2007
DİLEK’CİĞİM BENİ SOBELEMİŞ!
Sevgili Dilek “http://yildizyagmurlari.blogspot.com/” beni sobelemiş.
İlk sobem bu günlüğüme başladığımdan bu yana.
Dilek’ciğim beni önemsediğin, hatırladığın için çok çok teşekkür ederim.
Yalnız evde elektrik gidip geliyor bilgisayar da pat gidiyor….Durum düzelir düzelmez yazıyorum büyük bir mutlulukla, heyecanla canım.
Bebişini de çok çok öpüyor ve o mis kokusunu hep içine çekmeni diliyorum.O mis kokuları dünyanın en pahalı parfümüyle bile boy ölçüşemez.Keşke o bebek kokularını depolama şansımız olabilseydi.
Sevgilerimle Dilek’ciğim.İyi ki varsın.
NOT:Bu arada atlamadın, kimse beni sobelemedi::(((
Add a comment Eylül 22, 2007
ABLACIĞIMIN İFTAR MENÜSÜNDEN
Add a comment Eylül 21, 2007
ŞU BİZİM ADANA’LILAR

Adana’mızın naif,nazik,kitap kurdu,satranca gönül vermiş,Adana’lılığı ayakta tutmaya çalışan , kültür abidelerimizin en başlarında gördüğüm, Sevgili Aydın SİHAY abimizin çalışmalarından biridir. Kendisine çok çok teşekkür ediyorum, bu yazısını sizlerle paylaşmama izin verdiği için. Ve ben bu yazılarının devamını bekliyorum.
Add a comment Eylül 20, 2007
İNCİR UYUTMASI-SİHİRLİ MUHALLEBİ
Add a comment Eylül 20, 2007
MUTLULUK BU ÖTESİ YALAN!
Add a comment Eylül 19, 2007
FİLMLER!
Mesela bugün Özsüt-Ziyapaşa şubesinde oturduk arkadaşımla, Türk Kahvesi istedik, fincanın yarısı doluydu 3 yudumda bitti, köpüksüzdü,ayrıca yanında ikram edilen çikolata yoktu, arkadaşım;” İlkay boşver iç şunu “dedi ama doymadım ki ben, garson arkadaş bir ara geldiğinde konuyu şaka yollu ilettik, “tabii hanfendi ben tekrar yaptırayım” dedi ve yaptırdı ve mükemmele yakın bir kahve içtik….Derken canımız birşeyler yemek istedi , menüyü rica ettik ve ben ilk olarak tavuk göğsü istedim cevap :yok, sakızlı muhallebi istedim cevap:yok, ve garson kızda tavır yok kalmadı, napalım, bitti ! gibi bir cevap, derken tamam o halde panne cotta hangi çeşidi olursa cevap yine yok,kalmadı:::(((Artık ne var yahu dedim(içimden)….yani hamile olsak aşerecez yani!!!!Bugün Cumartesi siparişlerini buna göre vermeliler ama ruh olmayınca sonuç yok!!! Adana’da hamile filansanız aman Özsüt’e gitmeyiniz…Ben en son keşküle fit oldum….Ve pes diyerek yedim kendisini….
Add a comment Eylül 18, 2007
NİŞASTALI KEK TEKRARLARI VE DEMİRHAN BEBEK!
Add a comment Eylül 18, 2007
RAMAZAN ETKİNLİĞİ – PEKMEZLİ MUHALLEBİ
1 litre süt (2,5 su bardağı)
4 yemek kaşığı un (2 dolu yemek kaşığı)
2 yemek kaşığı nişasta (1 dolu yemek kaşığı)
1 çay bardağı pekmez (1/2 çay barrdağı)
Yarım su bardağı tozşeker ( pekmez tatlı gelirse azaltabilirsiniz) (2 dolu kaşık)
1 paket vanilya (eklemedim)
Üzeri için ise ceviz,fındık,fıstık,hindistancevizi
Bütün malzemeleri genişçe bir kaba koyarak mikserle çırpın.
Daha sonra hafif ateşe koyarak pişirin.
Pişirdikten sonra tekrar mikserden geçirerek kaselere paylaştırın.
Üzerini ise ceviz veya hindistancevizi ile süsleyerek soğuk olarak servis yapın.
Afiyet olsun!
Add a comment Eylül 16, 2007
